İngiltere ya da İskoçya, Galler ve İrlanda'yı da içine alarak, genel olarak
Britanya'da İngilizce öğrenmeye karar verdiyseniz,
onlarca şehirdeki envai çeşit
dil okulu ve program seçenekleri içinde boğulabilirsiniz. İngiltere'ye gitmek için temel amacınız İngilizce öğrenmek olabilir ama orada geçireceğiniz bu dönemin hayatınızda çok önemli bir yer tutacağını da unutmayın.
Yabancı bir dil öğrenmek için farklı bir ülkeye gittiğinizde
farklı bir kültürü tanımanın yanı sıra, dünyanın pek çok ülkesinden yeni arkadaşlar edinerek
hayat boyu sürecek dostluklar edinme fırsatını elde edeceksiniz. Ancak dil eğitimi almayı tercih ettiğiniz
şehrin de bu zamanı iyi hatırlamak için önemli bir kriter olduğunu akılda tutmak gerek. İngiltere'de dil eğitimi alırken, bir yandan okulunuza giderken diğer yandan
gerçek bir İngiliz öğrenci hayatı yaşamak istiyorsanız, sizin için seçtiğimiz bu
5 şehire göz atmakta fayda var.
Cambridge

Kolejleri ve
üniversiteleriyle ünlü bu kent, akademik başarısını
gelenekleri, tarihi ve zengin mimarisi ile mükemmel bir şekilde birleştirir. Yoğun bir
öğrenci nüfusuna sahip Cambridge sokaklarında dolaşırken köşe başlarındaki
cafe, restoran ve pub'larda günün yorgunluğunu atar, sıcakkanlı insanlarıyla sohbet ederken İngilizce'nizin okulda öğrendiklerinizle kalmamasını sağlarsınız.
Cam Nehri'nde sandalla gezinti yapabilir, tekne ve 'punting' yarışlarını izler, İngiliz havasını tam anlamıyla solursunuz. İngilizce öğrenmek için en ucuz şehir olmayabilir ama hakkını en çok vereceklerden birisi olduğu kesin.
Glasgow
Dil öğrenirken
iyi vakit geçirmek istiyorsanız, Glasgow'dan fazla uzağa bakmaya gerek yok. Zengin
eğlence hayatı, devamlı
kültürel aktiviteleri ve rahat insanlarıyla çok kısa bir süre içinde bu şehrin parçası haline gelirsiniz. Ününün aksine oldukça küçük bir yer olan Glasgow'da ulaşım kolaydır, aradıklarınız elinizin altındadır, bunlara ek olarak
oldukça ekonomik olduğunu da belirtelim.
Liverpool
İngiltere'nin en heyecan verici şehirlerinden olan Liverpool'da kültür ve sanat her an hayatınızın içindedir. 2008 yılında
Avrupa Kültür Başkenti olan bu şehir
sanat galerileri, katedralleri, rıhtımdaki pub, cafe ve
kulüpleriyle öğrencilerini okul sonrası aktiviteleri konusunda oldukça şımartmış durumdadır. Şehir sakinlerinin ünlü müzik gruplarıyla gurur duyduklarını ve her köşede izlerine rastlayacağınızı hatırlatmaya da gerek var mı? (
The Beatles mi dediniz?).
Brighton
İngiltere'de dil okulu denince aklınıza ne geliyor diye sorsak pek çoğunuz hiç tereddüt etmeden bu şehrini adını verecektir. Zaten
Brighton sokaklarında yürürken İngilizce ile birlikte
onlarca çeşit farklı dile kulak misafiri olmanız muhtemel. En güzel yanı ise dünyanın her yerinden farklı insanlarla tanışacak ve
İngilizce'yi onlarla birlikte pratik ederken arkadaşlığınızın ilerlemesine tanık olacaksınız. Herkesin bu şehre gelmesinin tabi ki bir nedeni var;
'deniz kenarındaki Londra' lakabını boşuna edinmemiş Brighton. Zengin
eğlence hayatı ve okul sonrası aktiviteleriyle dil eğitimi programınıza deniz kenarında
keyifli bir tatil yapma seçeneğini de ekleyebilirsiniz.
Nottingham
Robin Hood'un
Sherwood Ormanları'na ev sahipliği yapan İngiltere'nin ortasındaki bu şehir İngilizlerin en sevdiği iki üniversiteyi de içinde bulundurur.
Doğa tutkunları için vazgeçilmez olan Nottingham'ın
ekonomik olarak oldukça uygun olduğunu ve
tipik bir öğrenci hayatı için gereken tüm özellikleri de barındırdığını hatırlatalım.